Aydınlatma Nedir ?

Aydınlatma; nesnelere, çevrelerine ve ufak ya da büyük bölgelere, bunların görülebilmesi için, ışık uygulamaktır.

1913 yılında kurulmuş olan ve bugün kendi alanında tam yetkili bir kuruluş olan “Uluslararası Aydınlatma Komisyonunun” (CIE- Comission Internationale de l’Éclairage) eski ve yeni sözlüklerinde de “aydınlatma nedir “, bu şekilde tanımlanmaktadır.

Aydınlatma tekniği nedir

Aydınlatan ışığın spektral (tayfsal) ve ışık ölçümsel (fotometrik) tüm özelliklerini; nesnelerin ışığı yansıtma, yutma ya da geçirme ile ilgili (renkli-renksiz, koyu-açık, parlak-mat) tüm özelliklerini ve insan gözünün ışık ve renk görme özelliklerini bir bütün olarak ele alan ve bunları, görsel algılama gereksinimine göre kullanma yollarını belirleyen bir tekniktir.

Aydınlatma tekniği böylece en uygun görme koşullarını sağlarken, bunun, en az harcama ile gerçekleştirilebilmesini de olanaklı kılar.

Aydınlatma

Çoğu kez düşünüldüğü ve uygulandığı gibi, yeterince ışık yakarak karanlıktan kurtulmanın ya da kendinden ışıklı nesnelerle çevreyi süslemenin çok ötesinde, belli bir tekniğin uygulanmasını gerektiren önemli bir olaydır. Aydınlatma firmaları bunu tasarımlarında kullanmalıdırlar.

“Aydınlatma” tekniği uzun yılların gelişme ve birikimi ile bugünkü düzeyine ulaşmıştır. Bu tekniğin uygulanmasının sağlayacağı yararlar ekonomiden sağlık konularına, verimlilikten güvenlik konularına çok geniş bir alanı kapsamaktadır.

“Aydınlatma” herhangi bir alanı ışık kaynağı ile ışıklandırmak değildir. Bu sadece etrafa çarpmadan hareket edilmesini sağlar. Aydınlatma insanın görsel algısı ve bu konudaki ihtiyaçları doğrultusunda, bilimin temel ilkeleri göz önünde bulundurularak yapılmaktadır.

“Aydınlatma” için farklı ışık kaynakları ile yerlerine ve ihtiyaç duyulan duruma göre farklı yöntemler kullanılmaktadır.

Kullanılan ışık kaynakları bakımından aydınlatma üç gruba ayrılmaktadır;

1-Doğal aydınlatma

Temel enerji kaynağı güneşten gelen gün ışığının kullanılması ile görsel konfor sağlanmasını sağlayan aydınlatma olarak tanımlanmaktadır.

2-Yapay aydınlatma

Yapay ışık kaynaklarının kullanılması ile görsel konfor sağlanmasını sağlayan aydınlatma olarak tanımlanmaktadır.

3-Bütünleşik aydınlatma

Görsel konfor sağlamak için hem gün ışığından hem de yapay ışık kaynaklarından birlikte faydalanılarak yapılan aydınlatma olarak tanımlanmaktadır.

Kulanım yeri bakımından aydınlatmalar genel olarak ikiye ayrılmaktadır;

  1. İç aydınlatma; Bina veya yapı içinde yapılan aydınlatmalardır.
  2. Dış aydınlatma; Bina veya yapıların dışındaki çeşitli ölçeklerdeki yapay aydınlatmalardır.

Aydınlatma sistemlerini farklı işlevler için kullandığımız yapılarda değişik amaçlarla kullanılmaktadır. Kullanım amaçlarına göre aydınlatmalar aşağıdaki gibi gruplandırılmaktadır;

Fonksiyonel aydınlatma; Evde, okulda, ofislerde, hastanelerde, alışveriş merkezlerinde ve benzeri yapı ve mekanlarda aydınlatma birbirinden çok farklı görsel ihtiyaçları karşılamaktadır. Bütün bu ortamlardaki görsel ihtiyaçları/konforu sağlayan aydınlatma sistemlerine fonksiyonel aydınlatma denilmektedir.

Fonksiyonel aydınlatmada amaç cisimleri şekil, renk ve ayrıntıları ile rahat ve hızla görebilmektir. Herhangi bir aydınlatma türünde olduğu gibi fizyolojik aydınlatmada da gözün görme yeteneğini bozabilecek ve fonksiyonel rahatsızlıklar doğurabilecek etkilerden (kamaşma) kaçınılmaktadır.

Dekoratif aydınlatma; Farklı işlevlere sahip mekan ve çevre elemanlarının oldukları gibi doğal görünmeleri yerine, istenilen biçim form ve renkte görülmesi hedeflenmektedir.

Bir mağaza vitrini, lokanta, hotel lobisi, bir eğlence mekanı, bir peyzaj unsuru, bina dış cepheleri vb. olduklarından farklı gösterilmek, hatta dikkat çekici olması istenebilir.

Bu gibi talepleri karşılamak için yapılan aydınlatma sistemlerine dekoratif aydınlatma denilmektedir. Dekoratif aydınlatmada amaç, cisimleri bütün ayrıntıları ile göstermek değil; daha çok estetik etkiler uyandırmaktır.

Lambader nedir ?

Lambader; Estetik aydınlatma aparatıdır, çok alan kaplamadığından ve konumlandığı yerin ortamını tepeden tırnağa değiştirdiğinden dolayı tercih tercih edilen bir tür ayaklı lambadır.

Vurgu aydınlatması nedir ?

Vurgu aydınlatmasında  amaç herhangi bir olay veya objeye/objelere ışık kullanılarak dikkat çekmektir.

En çok rastlanılan yer bale, opera, tiyatro, konser, vb. sahne aydınlatmalarıdır. Vurgu aydınlatma öncelikle görülmesi istenen alana dikkat çekmektir. Bunun için yüksek aydınlık düzeyleri, renkli ışıklar, değişken ışıklı şekiller veya yanıp sönen düzenler kullanılmaktadır.

Işıklandırma; “Aydınlatma” da bir başka kullanım alanı da reklam amaçlı aydınlatmalardır. Bu konu genel aydınlatmanın dışında bir kavram olmakla birlikte genel olarak “ışıklandırma’’ şeklinde tanımlanmaktadır.

Aydınlatma teknik ve estetik unsurları içeren bir konudur. Uygulanmasında gözün ışık ve renk görme özelliklerinden, ışık kaynakları lambaların, aydınlatma aygıtlarının çeşitli özelliklerine, cisimlerin ve yüzeylerin ışık geçirme ve yansıtmaları ve benzeri birçok bilgilerden ve yapılan bilimsel çalışmalardan yararlanmaktadır.

Elektrikli aydınlatma ekipmanları imalat sanayi, aydınlatma için gerekli olan tüm ekipmanların üretimini gerçekleştirmektedir. Burada üretilen ekipmanlar elektriği ışık kaynağına çeviren lambalar, farlar, armatür ve diğer yan ekipmanlar ve panolar ile otomasyon sistemleridir.

Elektrikli aydınlatma ekipmanları imalat sanayinin ekipman üretimi aşağıdaki farklı aydınlatmalar için farklı özellikler taşımaktadır. Bu nedenle öncelikle sanayi üretimine yön veren farklı kullanım alanlarına yer verilmektedir.

LED Aydınlatma nedir ?

LEDler oldukça düŞük sarfiyatlı (0,3W – 2W), ucuz maliyetli, çok uzun ampul ömürlü
(100.000 saat) , düŞük voltajlı ürünlerdir (12 V). IŞık seviyeleri diğer ışık kaynaklarına göre
daha düşüktür.

Genellikle evlerde yatak odalarında, otel odalarında, çocuk odalarında, yıldız ışığı efektli gece lambası gibi kullanılır. Renk değiştirme özellikleri yoktur. Işık rengi olarak beyaz, sarı, kırmızı, mavi ve yeşil renkleri mevcuttur.

LED spotlar 50 mm çapında PCB (baskılı devre) üzerine monte edilmiş 6, 12 veya 18 LED‟den oluşmaktadır. LED spotların en önemli ayrıcalığı 10 derece ile 120 derece arasında
her ışıma açısında üretilebilmeleridir.

Ayrıca ışıma alanları da daire kare veya dikdörtgen gibi ihtiyaç duyulan her şekilde üretilebilmektedir.

Yarı iletken esasına dayalı olarak çalışan LED 85 0C‟den daha yüksek sıcaklıklardan zarar görürler. Bu nedenle kapalı ( spot içi ) hacimde ısı yükü oluşmaması için iç mekânda kullanılan spotların ön camları kullanılmamaktadır. Çok yoğun ışık istenen iç mekân spotlarında bir fan aracılığı ile soğutma sağlanır.

Fiber Optik Aydınlatma nedir ?

Fiber optik aydınlatma iki ayrı kısımdan oluşur.

  1. Işık kaynağı
  2. Fiber optik kablo demeti

Fiber optik aydınlatmada kablolar; cam fiber optik kablolar ve plastik fiber optik
kablolar olmak üzere ikiye ayrılır. Fiber optik kablo sadece ışık taşıyıcıdır, elektrik akımı
taşımaz.

Fiber optik aydınlatmanın kullanım alanları, vitrin, mağaza, galeri ve sergi alanları,
tabela, yön levhaları, yürüyüş yolu, kapı girişleri ve zemin aydınlatmaları, iç ve dış
mekânlar, havuz, bahçe, fıskiye, çeşme vb. yerlerdir..

Konutlarda Aydınlatma

Bir konutta aydınlatma donanımı ve aydınlatma sistemlerinin seçimi yaşamsal önem taşımaktadır.

Konutta yürütülen yaşama ilişkin faaliyetlere ve bu faaliyetlerin yürütüldüğü odaların kullanılma amaçlarına bağlı olarak tam anlamı ile fonksiyonel ya da istenen etkiye göre dekoratif aydınlatma kullanılmaktadır.

Konutlarda kullanılan aydınlatma ekipmanları daha homojen olmakla birlikte aydınlatma pazarının önemli bir bölümünü kapsamaktadır.

Konut Dışı Binalarda Aydınlatma

Konut dışı binalar iki gruba ayrılmaktadır. Bunlardan ilki ticari faaliyet sürdürülen oteller, ofisler ve iş yerleri, alışveriş merkezleri ve mağazalar ile diğer ticari amaçlı binalardır. İkinci grupta ise sosyal amaçlı hizmet veren binalardır.

Bunlar hastaneler, spor salonları, tiyatro ve benzeri gösteri merkezleri, okullar, üniversiteler ve diğer eğitim kurumları, ibadethaneler ile diğer benzer amaçlı kullanılan yapılardır.

Konut dışı binalarda yürütülen faaliyetlere ve bu faaliyetlerin yürütüldüğü alanların kullanılma amaçlarına bağlı olarak tam anlamı ile fonksiyonel ve sınırlı ölçüde dekoratif aydınlatma kullanılmaktadır.

Endüstriyel Aydınlatma

Endüstriyel aydınlatma mal ve hizmet üretimi yapılan alanlarda yapılan aydınlatmadır. Burada mal ve hizmet üretiminin özelliklerine göre her bir yapıda ayrı bir aydınlatma sistemi kurulmaktadır.

Endüstriyel aydınlatmada başta petrol rafinerileri başta olmak üzere tüm sanayi tesisleri ile barajlar, enerji santralleri ve benzeri yapılar kapsanmaktadır. Diğer yandan yine başta havalimanları olmak üzere limanlar, raylı sistemler, metro ve istasyonları gibi hizmet alanları da kapsanmaktadır.

Ulaştırma Araçlarında Aydınlatma

Başta motorlu kara taşıtları olmak üzere hava, deniz ve demir yolu ulaştırma araçlarında öncelikle sürüş güvenliği amaçlı olmak üzere dış ve iç aydınlatma ekipmanları kullanılmaktadır. Farlar ve iç mekan aydınlatma unsurları en çok kullanılan ekipmanlardır.

Yol ve Sokak Aydınlatması

Şehirler arası yollar, şehir içi caddeler ile kent sokaklarının ulaştırma ve güvenlik amaçlı aydınlatılmasıdır. Burada temel amaç öncelikle kara yolu ulaşımının güvenli şekilde gerçekleştirilmesidir. İkinci amaç ise kent ve sokak güvenliği ile kentlilerin yaşamsal faaliyetlerinin sürdürülebilir kılınmasıdır.

Madencilik Aydınlatması

Yer altı maden ocaklarında aydınlatmanın temel amacı, çalışmalar sırasında yeterli bir görme alanı oluşturarak emniyeti artırmak ve görüş alanında çalışanın tehlikeleri önceden fark ederek önlem almasına imkân tanımaktır. Madenlerde iyi bir aydınlatma önemli olduğu kadar bu durumu oluşturmak oldukça özellikli bir konudur.

Acil Aydınlatma Nedir?

Acil aydınlatma ise, elektrik kesintisi nedeniyle kapalı bir mekânda ışıkların kapanması durumunda devreye girecek şekilde tasarlanmış, pil destekli veya bağımsız olarak çalışan ışık kaynakları anlamına gelir. Acil aydınlatma kullanımı, günümüzde ticari olsun olmasın tüm binalarda zorunludur.

Işıklandırmalar

Işıklandırmanın birincil işlevi aydınlatma olmamakla birlikte aydınlatma sanayinin ve sektörünün bir parçasıdır. Işıklandırmanın kullanım alanı reklam ve tanıtım amaçlı aydınlatmalardır. Bu nitelikteki aydınlatma genel olarak “ışıklandırma’’ şeklinde tanımlanmaktadır.

Arka Plan Aydınlatma (Back Lighting)

Arka plan aydınlatma birçok elektrikli teçhizat ürünü ile elektronik ürünlerin aydınlatması için kullanılmaktadır. Başta televizyonlar olmak üzere, bilgisayarlar, diz üstü bilgisayarları, tabletler, cep telefonları, oyun konsolları gibi birçok elektronik ürünün arka plan aydınlatması yapılmaktadır.

Aynı şekilde beyaz eşyalar ve benzeri gibi elektrikli teçhizat ürünlerinin iç aydınlatmaları da bu kapsamda değerlendirilmektedir.

kaynak:ELEKTRİKLİ AYDINLATMA EKİPMANLARI İMALAT SANAYİ SEKTÖR RAPORU metnin tamamına http://www.agid.org.tr/ ulaşabilirsiniz


Bilindiği gibi aydınlatma yapı içi ve yapı dışı konularını kapsamakta, günışığından ve lamba ışığından yararlanılarak yapılmaktadır.

Günışığı ile yapı içini aydınlatmada mimari tasarımın vazgeçilmez öğelerinden olan çeşitli nitelikteki pencereler ve / ya da ışıklıklar yapı kabuğundaki biçimlenişlerine göre mimariyi etkilediği gibi aydınlatma tasarımını da etkilemede temel rol oynamaktadır.

Ancak, bu yazıda aydınlatma tasarımı konusundan söz ederken lamba ışığı ile elde edilen yapma aydınlatmaya yer verilecektir.

Yapı dışı aydınlatması olan kent aydınlatma konusu ise, zaten gün ışığının ortadan kalkmasıyla birlikte lamba ışığı ile sağlandığı için burada da tasarım konusu yapma aydınlatma“ ile ilgili olarak ele alınacak, her iki aydınlatmada da mimarın ve elektrik mühendislerinin rollerine değinilecektir.

Doğal olarak bu sınırlı çalışmada ayrıntılara pek girmeden konuya ilkesel olarak yer verilmesi söz konusudur. Bununla birlikte “aydınlatma“ tasarımında temel rol oynayan etkenlerin anımsanması ve / ya da daha iyi anlaşılabilmesi için öncelikle kimi konulara değinilmesinde yarar görülmüştür.

Aydınlatmada Nicelik ve Nitelik

Aydınlatma, Uluslararası Aydınlatma Komisyonu (CIE) tarafından da benimsenen tanımıyla, çevrenin ve nesnelerin gereği gibi görülebilmesini sağlamak amacıyla ışık uygulamaktır.

Gereği gibi görünebilmeyi sağlayan aydınlatmanın temelde; nicelik ve nitelik olarak iki önemli boyutu vardır.

Aydınlığın niceliği, sayısal değer olarak gerekli aydınlık düzeyinin saptanmasıdır. Bu saptamada: Yapılan işin özelliği; çalışma süresi, hızı; çevre koşulları; çalışan kişilerin özelliği gibi etkenler önem taşır.

Görsel algılamada aydınlığın az ya da çok olması yeterli değildir. Çünkü, aydınlık düzeyleri, değişik ışık kaynakları, aydınlatma biçimleri, aydınlatma aygıtları seçerek, türlü aydınlatma düzenleriyle sayısız biçimde elde edilebilir.

Fakat, önemli olan yapılan işin, kullanılan hacimlerin niteliklerine göre nasıl bir aydınlatma olması gerektiği sorusunun yanıtını getirecek düzeni oluşturmaktır.

Burada, ışığın rengi(tayf yapısı), doğrultusu, elde edilen aydınlıkta oluşan gölgelerin yumuşaklığı sertliği, saydamlığı- karalığı gibi özellikler rol oynar.

Örneğin, girintili-çıkıntılı bir nesnenin algılanmasında aydınlığın azlığı çokluğu değil, ışığın doğrultusu önemlidir.

Renkli bir nesnenin doğru algılanmasında ise, ışık kaynağının tayf özelliği önem taşır. Bu durumda da aydınlığı arttırmakla doğru algılama söz konusu olamaz.

Kısaca şu söylenebilir; lamba sayısını arttırmakla aydınlık artar, fakat bu, aydınlatmanın doğru yapıldığı anlamını taşımaz.

Yani, aydınlık düzeyi ne kadar arttırılırsa arttırılsın, eğer aydınlığın niteliği açısından uygun koşullar getirilmezse iyi görme koşullarının oluşturulması olanaksızdır. Göz, değişik aydınlık düzeylerine uyum sağlar, ama aydınlığın niteliği açısından uygun olmayan koşullarda doğru görme yeteneğine sahip değildir.


Aydınlatmada Yüzeylerin Etkisi

Bir hacimde yapılan eylemlerle ilgili çalışma düzleminde uygun görme koşullarının sağlanması yanında, mekanı sınırlayan iç yüzeylerin, aydınlatma aygıtlarının ( kimi zaman lambaların) ve mobilyaların yüzey özellikleri, buna bağlı olarak görünürlükleri (ışıklılıkları) ve yüzeylerin birbirleri ile ilgili ışıklılık ve renk karşıtlıkları ile de ilgilidir.

Çünkü, insanlar bulundukları ortamlarda ne tür eylemlerde olursa olsunlar değişik bakış açılarına göre bu yüzeyler görme alanları içine girecektir.

İç mekandaki yüzeylerin açık ya da koyu olması yani, üzerine gelen ışığı az ya da çok yansıtması (yansımanın niceliği); yüzeylerin parlak-donuk gibi doku özellikleri yani, yansımanın düzgün ya da yayınık olması (yansımanın niteliği); yüzeylerde renk kullanılması, yani yansımada seçicilik olması, yüzeylerin görme alanı içinde birbirini etkileme durumları görsel konfor oluşumunda olduğu kadar iç mimari biçimleniş yönünden de çok önemlidir.

Dolayısıyla bu açıdan uygun koşullar oluşturulmadığı zaman başarılı iç mimari düzenler getirilemez denilebilir. Örneğin, ayna gibi parlak yüzeylerin ışığı yansıtmasıyla ilgili fizik özellikler iyi bilinmediği zaman iç mimaride yanlış kullanımlar olabilir.

Oysa, doğrultulu yansıma yapan bu tür parlak (renkli ya da renksiz) yüzeylerin kendilerinin aydınlatılamadığının, görünürlüklerinin ise, yansıttıkları yüzeylerle ilgili olduğunun ve bunun bakış doğrultusuna göre de değiştiğinin bilinmesi, bu tür yüzeylerin kullanılmasında mimaride yararlanılacak durumlar getirir.

Donuk yüzeyler ise, üzerine gelen ışığı yayınık olarak yansıttıkları için, her doğrultudan kolaylıkla algılanabilirler. Bu tür yüzeylerin açık ya da koyu olması yüzeye gelen ışığın az ya da çok yansımasını sağlar.

Dolayısıyla, aynı ışık altında aydınlatıldıkları zaman yansıtma çarpanları değişik olan bu yüzeylerin görünürlülükleri (ışıklılıkları) de ayrı olur. Bu nedenle hacimde kimi yüzeyler daha çok, kimi yüzeyler daha az ışıklı olarak algılanır.

Donuk yüzeyler için ışıklılık (=) aydınlık (x) yansıtma çarpanı ( L=Exr/cd/m² nit) olarak belirlenir.

Donuk (kireç badana gibi) ve parlak (ayna gibi) yüzeylerin yanında karışık yansıma yapan yüzeyler de (ipeğimsi ve cilalı yüzeyler gibi) söz konusudur.

Bu yüzeylerin ışığı yansıtma biçimleri de değişik olur. İç mimaride görsel konfor yönünden, görme alanı içindeki yüzeyler arasında, ışıklılık karşıtlıklarının uygun sınırlar içinde tutulması gerekir.

Duvar, döşeme, mobilya ve benzeri gibi iç yüzeylerde renk kullanımı da söz konusu olduğuna göre, bu konunun hem aydınlatma tekniği, hem de iç mimari biçimleniş yönünden önemini vurgulamak gerekir.

Kent aydınlatma

Kent aydınlatması hava karardığında kentin çeşitli yönlerden kullanımını sağlayan ve kent yaşantısını kullanıcılar için çekici kılan aydınlatmaların tümünü kapsamaktadır.

Kent aydınlatmaları işlevsel ve mimari aydınlatmalar olarak iki ana grupta toplanmaktadır. İşlevsel aydınlatma emniyet, güvenlik, ulaşım, yönlendirme ve etkinlik amaçlarını taşımaktadır.

Mimari aydınlatma ise mimari yapılar, parklar, bahçeler, tarihi eserler ve açık alanların aydınlatılmasını amaçlamaktadır.

Kent aydınlatma konularında ise, aydınlatılan türlü yapı, anıt, heykel ve benzeri nesnelerin yüzey özellikleri, hem görünürlüğün sağlanması, bir başka deyişle, yeterli ışıklılık düzeylerinin elde edilmesi hem de yüzey renklerinin algılanması yönünden
önem taşımaktadır.

Yukarıda iç yüzeyler için açıklanan donuk ve parlak yüzeylerle ilgili bilgiler kuşkusuz dış yüzeyler için de geçerlidir. Sınırlı ortamlar olan yapı içi aydınlatmasında iç yüzeylerden yansıyan ışıkların birbirlerini etkilemesi söz konusudur.

Sınırsız ortamlarda yer alan kent öğelerinden yansıyan ışıkların birbirlerini etkilemeleri ise kimi koşullar için geçerlidir. Bilindiği gibi renk, yalnızca bir takım kimyasal boyaların ya da yüzeylerin belli özellikleri değildir, insanda renk algılamasını doğuran ışıksal uyarıların da olması gerekir.

Işık olmazsa renk görme olanaksızdır. Çünkü insan çevresindeki bütün nesneler ışıkla algılanabildiği gibi renkler de ancak ışık olduğu zaman algılanabilir. Bu nedenle, iç mimaride aydınlatma için kullandığımız lambaların (ışık kaynaklarının) tayf özellikleri çok önemlidir.

Birbirinden ayrı lambaların tayf yapıları da farklı olduğu için, bu lambaların aydınlattıkları renkli yüzeyler, farklı renklermiş gibi algılanır. Renk görmede çevre etkeni de önemlidir, çünkü aynı görme alanı içinde birbirinin aynı olan iki renk, değişik renkli çevre içinde ayrı renklermiş gibi algılanır.

Çevre etkisi kalktığı zaman bu durum da ortadan kalkar. Hacimde renkli yüzeyler birbirine yansıdıkları zaman, yüzeylerin ve aydınlatan ışığın tayfına göre renklerde değişmeler olur. Bu olay, kimi zaman mimaride oldukça kötü görünüşler oluşturabilir.

Bu nedenle, iç mimari biçimlenişte renk etkeninin üzerinde önemle durulması ve bunun aydınlatma ile birlikte düşünülmesi gerekir. Dış Aydınlatma ilginizi çekebilecek bir makaledir.


 

Işık Kaynakları

 


Lambalar ve Tarihsel Süreç

Lambalar, çağdaş aydınlatma tekniğinin gelişmesine koşut olarak ortaya çıkan ve her geçen gün çeşitleri artan bir özellik sergilemektedir.

İlk kez 1878 yılında karbon telli akkor lambanın kullanımından bu yana geçen sürede lamba üretiminde büyük aşamalar gerçekleşmiş ve bugünkü düzeye erişmiştir.

Lambalarla ilgili tarihsel gelişim sürecine kısaca göz attığımızda şu aşamaları görürüz: 1878 yılından önce aydınlatmada yağ, mum, gaz gibi maddeler kullanılmış; 1842 yılında ise, ilk kez Paris’ te elektrik ark lambası ile kimi yapı ve yollar aydınlatılmıştır.

1907 yılında tungsten telli akkor lambalar üretilmeye başlanmıştır; 1935’ te yüksek basınçlı cıvalı lambaların üretilmesi, daha çok yol ve fabrika aydınlatmalarında kullanılması önemli bir aşama olmuştur; 1939 yılında ise, flüoresan lambaların ortaya çıkmasıyla aydınlatmada bir dönüm noktası gerçekleşmiştir

Özellikle bir çok yapıda akkor lambalar yerine flüoresan lambalar kullanılmaya başlanmıştır; 1959 yılında akkor halojen lambalar ilk kez piyasaya çıkmış,daha sonraki yıllarda yüksek basınçlı sodyum lambalar yol, fabrika, dış aydınlatma konularında kullanıma sunulmuştur.

1977 yılından sonra (dünya enerji krizi sonrası) lamba üretiminde büyük gelişmeler ortaya çıkmış, teknolojik yönden önemli adımlar atılmıştır.

Özellikle, flüoresan, akkor halojen ve metalik halojenürlü boşalmalı lambalardaki çeşitlenmeler ve türlü yönlerden sağlanan iyi nitelikli ürünler bugün kullanımda yerini almıştır.

Ayrıca kompakt lambalardaki gelişmeler, flüoresan lambalardaki yenilikler, QL lambalarının kullanıma sunulması, daha az enerji ile daha çok ışık elde etme ve renksel geriverimi iyileştirme çabaları bu dönemde izlenmektedir.

Lambalardaki bu gelişmeler ve yeniliklerle mimari kullanımda pek çok olanak sağlanmıştır. Bugün değişik amaçlara hizmet eden türlü güç, biçim, boyut, ışık verimi, tayf yapısı, ömrü, kullanım özellikleri olan lambalar üretilmektedir.

Son teknolojik gelişmelerin ürünü olan lambaların, eskilere göre ömrü, ışık verimi, ışık tayfı gibi yönlerden üstünlükleri vardır.


Aydınlatmada yapıların işlevlerine ve konuların özelliklerine göre lamba seçimi çok önemlidir.

(Enerji kullanımı yönünden de lamba seçiminin önemi yadsınamaz.)

Bu nedenle, lambaların tüm teknik ve kullanım özelliklerinin iyi bilinmesi ve bunlara uygun seçilen ya da yaptırılan aydınlatma aygıtları ile birlikte kullanılmaları gerekir.

Müjgan ŞEREFHANOĞLU SÖZEN serefhan@yildiz.edu.tr (YTÜ Mimarlık Fakültesi Yapı Fiziği Bilim Dalı / Beşiktaş – İSTANBUL) 

  • KAYNAKLAR 1- Şerefhanoğlu Sözen M., “Aydınlatma Görsel Konfor İç Mimarlık İlişkisi”, Arredamento Mimarlık 2001 / 05, İstanbul. 2- Şerefhanoğlu Sözen M., “İstanbul Aydınlatma Master Planı”, Kaynak Elektrik, Ekim 2000, İstanbul. 3- Şerefhanoğlu Sözen M., “City Beautification”, CIE Division 5, TC 21, Technical Report, Napoli/ İtalya 2002. 4- Guide for Floodlighting, Pub. No: CIE 94, 1993. 5- Guide to Lighting of Urban Areas, CIE 9, 1992. 6- Guide on the Limitation of the Effects of Obstrusive Light From Outdoor Lighting Installations, CIE TC 5, 12/2000. 7- Şerefhanoğlu Sözen M., “Kent Aydınlatması ve İstanbul”, Cumhuriyet Gazetesi, İstanbul, 29.02.1996. 8- Şerefhanoğlu Sözen M., “Kentsel Tasarımda Aydınlatmanın Rolü”, Kentsel Tasarım ve Uygulamalar Sempozyumu, MSÜ İstanbul, 2324 Mayıs 1991.
  • http://www.megep.meb.gov.tr